Türkiye’deki yabancı öğrenciler ramazanda kendilerini evlerinde hissediyor

Türkiye’de yaşayan yabancı öğrenciler, Türkiye’de gördükleri misafirperverlik karşısında ramazan ayında kendilerini yabancı gibi hissetmiyorlar.

Ankara Gazi Üniversitesinde Fizik bölümünde eğitim gören Endonezyalı öğrenci Irsyad Muhammed Aziz, AA muhabirine, Türkiye’de ikinci ramazanını geçiriyor.

Bu ayı Türkiye’de yaşamaktan mutluluk duyduğunu belirten 20 yaşındaki Aziz, kendi ülkesinde sahurda genellikle pilav, et, tofu gibi yemekler yediğini, Türkiye’de kaldığı yurtta ise kahvaltılık ürünlerle ya da çorba ile sahur yaptığını söyledi.

Aziz, “Sahur çaysız olmaz, 3-4 bardak Türk çayı içebilirim, çok seviyorum.” diyerek çay olmadan sahur yapmadığını kaydetti.

Ankara’da çok sayıda Endonezyalı arkadaşı olduğunu, genellikle onlarla birlikte iftar yaptığını aktaran Aziz, Ankara’da yaşayan Endonezyalı ailelerin de öğrencileri iftara davet ettiğini belirtti.

“Açıkçası Endonezya yemeklerini pek özlemiyorum, aramak için de uğraşmıyorum çünkü bir şekilde önüme geliyor.” diyen Aziz, Türk yemeklerini de beğendiğini, en çok Adana kebap ve işkembe çorbasını sevdiğini söyledi.

Aziz, Endonezya’da iftardan bir saat önce sokakların festival alanı gibi olduğunu, tatlı stantları kurulduğunu anımsatarak Türkiye’de ramazanı yaşarken en çok ülkesindeki festivali andıran sokakları özlediğini ifade etti.

Türkiye’de ramazan sofralarının bir geleneği olan güllaca benzer olarak, kendi ülkesinde de “kolak” adında geleneksel bir tatlı yapıldığını ifade eden Aziz, Türkiye’nin Müslüman bir ülke olduğunu ve burada ramazan ayını yaşamaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.

Endonezyalı Müslümanların iftar sofralarının vazgeçilmesi haline gelen kolak, palmiye şekeri, hindistan cevizi sütü, pandan yaprağı ve muz ile hazırlanıyor.

Bir yabancı olarak Türkiye’de her zaman insanların misafirperverliğiyle karşılaştığını, sürekli yemeğe davet edildiğini anlatan Aziz, “Hiç yabancılık çekmiyorum ve kendimi evimde gibi hissediyorum.” dedi.

Ramazan ayında, hat dersi almaya başladığını söyleyen Aziz, “Hat yapmayı çok seviyorum. Ebru dersi de almak isterim ama bunun için sabır lazım ve hat yapmaktan daha zor, vakit ayırmak lazım.” diye konuştu.

Camide ilk teravih namazı

İstanbul’da tıp eğitimi gören Afgan Selgey İsmailhil de ramazan ayını ilk kez Türkiye’de geçiriyor.

Ülkesinden uzakta ramazan ayını yaşamanın farklı bir his olduğunu aktaran İsmailhil, Türkiye’de bulunduğu için memnun olduğunu ifade etti.

İsmailhil, “Genel olarak Türkiye’de ramazan çok güzel, beğendim. Bu kadar güzel olacağını düşünmemiştim ama gerçekten güzel.” ifadelerini kullandı.

Ramazan ayında insanların birçok faaliyette bulunduğuna değinen İsmailhil, “İnsanları daha mutlu görüyorum bu günlerde, mutlu olduklarını düşünüyorum.” dedi.

İsmailhil, ilk kez camide teravih namazına katıldığını belirterek “Afganistan’da evde kılıyordum ama camide kılmamıştım. Burada teravihe gittiğimde hem kadınlar hem erkekler çok fazlaydı. Afganistan’da kadınlar bazı bölgelerde camiye gidebiliyor ama genelde kadınlar gitmiyor.” diye konuştu.

“Kendimi çok iyi hissettim, camide namaz kılmak başka bir his.” ifadesini kullanan İsmailhil, “Türkiye’de ramazan ayında en sevdiğim şey camiye gitmek.” dedi.

İsmailhil, en çok sevdiği Türk yemeğinin karnıyarık olduğunu söyleyerek kendi ülkesinde iftarda bolani, pakora yemeklerinin yapıldığını, ailesiyle bu yemekleri yemeyi özlediğini dile getirdi.

Sahur vakti davulcunun sokaktan geçtiğini görünce şaşırdığını, yanındakilere “Davulcu sadece ramazanın ilk günü mü geçiyor?” diye sorduğunu aktaran İsmailhil, davulcunun her sahur vakti geçtiğini duyunca da çok şaşırdığını ifade etti.

İsmailhil, Türkiye’de cami, sokak gibi yerlerde herkesin birlikte iftar yaptığını görünce mutlu olduğunu, kendini evinde gibi hissettiğini dile getirdi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde hazırlık sınıfındaki Iraklı Dhelal Zakariya Alrashid ve Kimya Mühendisliği bölümünde okuyan Ummanlı Albidaa Sultan Alalawi de Türkiye’deki ilk ramazanını yaşıyor.

Yaklaşık 6 aydır Türkiye’de bulunan iki öğrenci de kendi ülkelerinde sokakların ramazan için süslendiğini, festival gibi bir atmosfer yaşandığını aktararak ailelerinden ve ülkelerinden uzakta olmanın verdiği hüznü dile getirdi.

Türkiye’de bir öğrenci olarak ramazanı yaşamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Iraklı Alrashid, en çok ailesini ve ülkesinin yemeklerini özlediğini aktardı.

Ummanlı Alalawi de ülkesinde iftarda muhakkak “sambusa” yemeği yapıldığını ve ülkesinin yemeklerini özlediğini ancak Türkiye’de gördüğü misafirperverlikten dolayı yabancılık çekmediğini ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir